İSMAİL ŞAHİN – Artan jeopolitik gerilimler, ekonomik belirsizlikler ve hızlanan çevresel krizler ile birlikte zor bir dönemden geçildiğinin altını çizen Öztürk, “Artık sürdürülebilirlik bir tercih değil, iş dünyasının varlığını sürdürebilmesinin temel koşullarından biri. Tedarik zincirlerinin kırıldığı, enerji maliyetlerinin dalgalandığı, finansmana erişimin zorlaştığı bir dünyada; sürdürülebilirlik şirketler için yön veren bir çerçeve sunuyor” dedi.
Üç sac ayağı
Amaçları’na yönelik hedeflerin yaklaşık 18’inde istenen doğrultuda ilerleme sağlanabildiğineişaret eden Öztürk, “UN Global Compact’in 2030 vizyonu; iş dünyasını, sürdürülebilirlik hedeflerini dünyanın gerektirdiği ölçekte eyleme dönüştürmek üzere harekete geçirmek. 2026–2030 Global Stratejisi de üç sac ayağı üzerine kurulu: Tüm değer zincirlerini kapsayan şekilde iş dünyasının bilgi ve uygulama kapasitesini güçlendirmek, ortak hareketi hızlandırmak ve sürdürülebilirliğin iş değerini görünür kılmak” diye konuştu.
Türkiye’nin bu yıl COP31’e ev sahipliği yapmasının iklim gündemini takip eden değil, gündeme yön veren bir aktör olma fırsatı sunacağına dikkat çeken Öztürk, “Bunun ilk sinyalini, COP31’in diyalog, uzlaşı ve uygulama yılı olacağını duyurarak verdik” dedi.
UN Global Compact yol haritasını açıkladı
